12 Mayıs 2010 Çarşamba

kumdan kaleler

Kırgınım,yorgunum ve en çok ihtiyacım olan şey hatta belki de tek ihtiyacım olan şey:herkesten kaçıp kendime sığınmak.Oysa ne çok unutmuşum kendimi ve ne çok uzaklaşmışım içimdeki huzurdan.Bir gün,ki o güne kadar tanımadığım,sadece karşılaştığım, birisinin parmaklarından çıkan laflar ne de acıtıcı olabiliyormuş anladım.Belki hayatımın en büyük gerçeğiydi söylediği belki de tamiri olmayan hayalkırıklıkları yaratan bir iftira.Ne önemi var ki içim bu derece sızlarken,nedeni kimin umurunda.Beş para etmezden çıkan sözler bile yıkmaya yetermiş meğer beni ya da ince çizikler bununla birleşince bir deprem fay hattına döndü kalbimde.Artçılarını da kaldırmaya çalışıyorum şimdi.Ben kendimi demirleştirmeye çalıştıkça zayıflıklar birikmiş dört bir yanımda.Farkındalık halindeyim şimdi,bir zamansa bilinçsizlik denizinde yüzerek avuttum kendimi.Bilinçsizlikten farkındalığa geçtim de ,şu bulunduğum noktadan da demirden duvarlar arasına hapsedebilecek miiym kendimi,yoksa yine kumdan kalelerle savunmasız mı kalacağım tüm insanlara karşı???