Seni bir masalın içine yerleştirmek istiyorum.Kalp atışlarının karşılıksız,sözlerin anlamsız,gözlerinin nemli olmadığı bir masal bu.Kafanın içinde şüphelerin değil,geleceğe dair umutların oluştuğu bir dünya.Gözler birbirine değdiğinde heyecanların da karşılıklı anlaştığı bir anda ol istiyorum.O an ki her yer sessiz,her yer karanlık,her yer geçmişte.Bir tek gözler mum ışığı gibi parıldıyor ve yine bir tek nefeslerin sessiz haykırışları duyuluyor.
Biliyorum sen zaten böyle bir sığınak yaratmışsın kendine,her mutsuz anında ordasın,her bıkkınlık anında yine orda,her boşlukta ilk uğrak yerin yine orası.O küçük kutunda düne dair hesaplaşmalardan uzak,bugüne dair endişeleri kovmuş,gelecekten beklentileriyse geleceğe ertelemiş durgun bir denizin huzurundasın.Ama geçecek biliyorsun az sonra dalgalar vuracak denize ve kumdan yaptığın sığınağın da yıkılacak.Olsun,hangi kelebek ömrü bir gün diye uçmaktan vazgeçmiş,sen de huzur anlarından vazgeçmiyorsun.Hüzünleri almıyorsun içeriye o kutudan,sorun(lu)lar,küskünlükler,pişmanlıkalr hep dışarıda
Neticede açılıyor kutunun kapağı ve çıkıyorsun hayatın gerçeklerine ürkerek bakıyorsun.Ve görüyorsun ürkmekte haklıısn çünkü kutunda bulduğun bildiğin umduğun hiç bir renk yok bu hayatta.
Sen masallar içinde avuturken kendini gerçekler aynadan seninle dalga geçmekteler.
Ve şimdilerde hayatın ve aşkın güzelliğine dair tüm cümleler birer birer yalanlıyor kendilerini.
Olsun sen yine de kelebek olmaya devem et,kozanın içindeki mutluluklarını hayata taşı....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder