Dönülmez gidişlerin ortasındasın sen ben vazgeçilmez,beklentisiz uğurlamaların içinde.Gidiyorsun....
Sadece bakıyorum artık ardından.Öylesine...gözlerim gözlerine değmezcesine...içim kalbinle birlikte atmazcasına...öyle ruhsuz öyle sessiz öyle durgun ...ardından....
Artık ne yanında ne önünde ne karşında ne yüreğinde ne de aklına biliyorum.Sadece ardındayım ve yalnız benim gölgemi görüyorsun şimdilik birazdan o da silinip gidecek.
Ben ne mendil sallayabiliyorum -ki biliyorum dönüşü yok bu gidişin-,ne de bu gidişi kendi dirlişim haline getirebiliyorum.
Sanki bir gün batıyor ve ben onu izliyorum ve bekliyorum yeni güneşin doğacağı tan vakitlerini. Doğumumla ölümüm arasında sıkışmış bu noktada bir gün bitiyor ve sadece bir yerde bi çiziğin sesini duyuyorum ama acısını hissetmiyorum.Kalkma dürtüsü kıpırdanıyor içimde ama ben yine hareketsiz sırf gidişini izliyorum,denizi izler gibi.Mavinin derinliğine odaklanmış ama sığ bir hiçliğe sığınmış durumdayım.
bakakalmak,bakadurmak ...fiilerinin çekimlerini ancak şimdi anlıyorum.ardından bakakalınca...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder