O anlarda...
Ağzımdan ateş tadında sözler çıkarken
gözlerim deli deli bakıyor
herkes bunun nedenini kızgınlık sanıyor
oysa bu yanmanın nedeni yürekteki yalnızlığın sıcaklığı
öyle bi sıcaklık ki
ne su fayda ediyor etkisini azaltmaya
ne de rüzgar dindiriyor öfkesini
sadece yüreği kaya parçasına dönüştürmek serinletiyor
o anlarda
aklımın kalbimle işbirliği yapıp,
unutulası yerlerde,kişilerde takılı olduğunda,
diliminse hayata dönük yaşamaya devam ettiği anlarda,
kabuk bağlayarak sığınıyorum kendi içime
içimden dışarıya kaçmak isteyen tutsaklar...
ben onları engelleyen gardiyan zalimliğine bürünüyorum
ve hayattaki her yeni kıpırdanma anı
tehlikenin varlığına işaret ediyor
öyle bir tehlike ki beni benden uzaklaştırır,
en yakınımdakileri en uzak,en uzaktakileri en yakın yapmak ister
hep imkansızın peşinde sürükler götürür beni,
ufkun ötesine ulaşmak için
işte bu tehlike,
ki halk arasında aşk deniyor kendisine,
göçmen bir kuş hale getirdi beni;uçmaktan yoruldum
artık yerleşik hayata geçmek istiyorum tüm benliğimle
bu yüzen tüm kapıları kapatıyorum her yeni heyecana,
her yeni tehlikeye.
kapının kilidiyse asabiyet
Ki bilmiyorlar asabiyet kalkanımdır tehlikelere karşı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder