18 Haziran 2010 Cuma

Monolog İçindeki İsyanlar

Yorgunum hem de çok
Sevmekten yoruldum,düş kurmaktan,ummaktan,sonra üzülmekten, kinleşmekten, uzaklaşmaktan, düşkırıklığından,düşkünlükten...hepsinden yoruldum ama beni en çok yoran şey diyalogta olduğumu sandığım monologlarımmış,anladım
Günlerim sorularıma cevap,yalnızlığıma bir ortak aramakla geçiyor.Sessizliğimi bozmak için hep sesleniyorum değişen şeylere.Bazen sevgiliyi çağırıyorum vuslat için,bazen omzunda ağlamak için bir dostu.Kimi zamansa dünyaya bağırıyorum olanca gücümle:
"Dur dönme,hızına yetişemiyorum.Sen kendi etrafında turlar atarken ben içindeki labirentte kayboluyorum,dur artık."
Sonra zamana dönüyorum yüzümü,geç demek istiyorum
artık geçsin ve beraberinde götürsün bu bitmek bilmeyen kederleri,sızısı dinmeyen kalp ağrılarına son versin.Gelecekle,geçmişle,onla,onsuzlukla,şarkılarla,şiirlerle dertleşiyorum,ama yine de çıkamıyorum monologlardan,cevapları bulamıyorum sorularımın,işbirliği çıkmıyor bu yalnızlık suçunda bana.
Nihayetinde pes ediyorum konuşmaktan,bağırmaktan,dillendirmekten kendimi.Suskunluğa sığınıyorum terapi adına.
Ve hala monolog ruh alemindeyken ben,tüm asi duygularımı katlediyorum isyanları bastırmak adına.
içimdeki katliamla huzuru bulacağımı sanıyorum,aslında yanıldığımı bile bile.İstemiyorum bana ait bu duyguları katletmek ama nolur gidin siz de göçmen kuşlar hesabı bu mevsim başka diyarlara göçün,bir dahaki mevsimde görüşmek üzere

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder