Kalmalar sığmıyor hayata ve gitmeleri kaldıramıyor bu beden,bu ruh.Yaşam gidenlerle gelenler arasında bir durakta beklemekle geçiyor
Gidenler ardından büyük boşluk bıraksa da gelenler yine de sığmıyor oraya ve her gidenin ardından açtığı boşluk eskisinden de büyük oluyor,onarılması zorlaşıyor.Gönülde açılan boşluklara becerikssizce attığım dikişler tutmuyor.Bazen bir dost oluyor bu boşlukları açan bazen yar bazense kendin oluyorsun ve en derin boşluğu da insanın kendisi açıyor.Gidenlerle beraber giden kendimin yerini hiç bi şeyle dolduramıyorum.Sonrası boşlukla gelen uçsuz bucaksız sessizlik anları yaşanıyor;bitmek bilmiyor.
Sonra tam her şeyden vazgeçeceğin bir anda eksilen yerlerin tamamlanmaya başlıyor.Kendin yine kendine dönüyorsun,"Godot'yu beklerken" ne kadar çok şeyi göz ardı ettiğini görüyorsun.
İhmal ettiklerine sığınıyorsun yeniden başlıyorsun hayata yepyeni bir kalemle yepyeni bir sayfadasın şimdi ve hiç bir şeyi hiç kimseyi beklemeden yazmaya başlıyorsun en hüzünlü ama en mutlu,en yalnız ama en kalabalık,en soğuk ama en yakıcı anlarını...Ne olursa olsun ister iyi ister kötü izler olsun ama artık sadece sana ait olanı yaşıyorsun yazıyorsun,başkasının gölgesinde yaşamaktan kurtuluyorsun....
En mutlu gölgede değil de en acı verici sende yaşıyorsun artık....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder